Tedavilerimiz

Diş İmplantlar

Diş implantları ağızda eksik olan dişlerin yerine konması amacıyla, genellikle titanyum ve/veya türevlerinden hazırlanan Yapay diş kökleridir. Titanyum vücut dokuları ile etkileşime girmediği ve kuvvetlere karşı dirençli bir materyal olduğu için implant malzemesi olarak tercih edilir. İmplantlar daha önceden kaybedilmiş dişlerin oluşturduğu boşluklara ya da ciddi bir enfeksiyon yoksa hemen çekim sonrası diş yuvasına yerleştirilebilir. İmplant uygulamasının asıl amacı, üzerine kullanılabilir dişler yapmaktır. İmplantlar, sabit ya da hareketli protezler yapmak amacı ile kemiğin yeterli ve uygun olduğu durumlarda basit bir operasyonla çene kemiğine yerleştirilirler. Eğer kemik miktarı ve yoğunluğu istenilen seviyede değilse implant uygulamasından önce kemik oluşturmaya yönelik işlemler yapılması gerekebilir.

Diş Koruması

Dişeti Hastalıklarından Ve Diş Çürüklerinden Korumak Için Dişler Günde En Az 2 Defa 2 Dakika Fırçalanmalıdır. Diş fırçalamaya başlamadan önce asla fırça ıslatılmamalıdır. Fırça başı küçük ve orta sertlikte fırçalar tercih edilmelidir. Kullanılan macun miktarı fındık büyüklüğünü geçmemelidir

Radyololi Görüntüleme

Ağız Ve Diş Sağlığında Teşhis, Tedavi Planı Ve Tedavinin Takibi Aşamalarında Görüntüleme Yöntemlerinin Kullanımı Başarıyı Artıracaktır.  Ağız Ve Diş Sağlığında Teşhis, Tedavi Planı Ve Tedavinin Takibi Aşamalarında Görüntüleme Yöntemlerinin Kullanımı Başarıyı Artıracaktır. Bu Amaçla Iki Boyutlu Görüntü Veren Radyografiler Ve Üç Boyutlu Görüntü Veren Tomografiler Kullanılabilmektedir. Dental Radyoloji ve Görütüleme Nerelerde Kullanılır?

Diş Beyazlatma

Dişler Yıllar Içerisinde Yiyecekler, Içecekler (Kahve, Şarap Ve Çay) Ve Sigara Tüketimi Nedeniyle Beyazlıklarını Kaybedebilirler. Bu Durumu Düzeltmek Için Diş Beyazlatma (Bleaching) Işlemi Yapılabilir. Diş Beyazlatma Işlemi Porselen Kaplamalarla Karşılaştırıldığında Kolay, Güvenilir, Ekonomik Ve Dişler Aşındırılmadığı Için Daha Koruyucu Bir Işlemdir. Dişlerdeki Lekelenme ve Renk Değişimi Diş rengi, göz rengi ve saç rengi gibi kişiye özgüdür. Dişin içerdiği elementlerin birbirine göre oranı dişin rengini belirler. Mine yüzeyi porlu (gözle görülemeyen küçük delikli) bir yapıya sahiptir. Bu nedenle dişin doğal rengi zaman içerisinde dış etkenlerden etkilenerek değişebilir.

Dolgu

Çürük Veya Aşınma Sebebiyle Yapısal Bütünlüğünü Ve Fonksiyonunu Kaybetmiş Bir Dişe, Bozulmuş Dokuların Dişten Uzaklaştırılarak Yeniden Fonksiyon Ve Görüntüsünün Kazandırılması Işlemine ‘’Dolgu Yapmak’’ Denir. Diş hekimliğinin ilk zamanlarından beri uygulanan bu tedavi yöntemi gelişen teknolojinin kullanılan materyaller üzerindeki etkisiyle uzun süreli ve estetik beklentilerin karşılandığı tedavi seçeneğini hastalara sunmaktadır.

Rutin Kontroller

Sadece dişlerin korunması ve çürük gelişimi önlenmesi açısından değil çene-yüz gelişimini kontrol etmek, daimi dişlerin germlerinin olup olmadığını önceden belirleyip buna göre bir tedavi planı geliştirmek bakımından da önemlidir. Ayrıca kızamık, kabakulak gibi çocukluk dönemi hastalıklarının da birçoğu ilk belirtilerini ağız içinde verirler.

Gülüş Tasarımı

Dudaklar, Dişeti, Dişler Gibi Bir Takım Estetik Kriterlerin Ayrı Ayrı Ve Birbiri Ile Olan Ilişkisinin Değerlendirildiği, Detaylı Estetik Analizleri Kapsayan, Gülüş Şeklinin Değerlendirilmesidir. Gülüş estetiğinde önemli faktörler; Dudak seviyesi, dişlerin boyları, diş eti seviyesi, diş rengi, diş dizimi, güldüğümüz zaman dudak ve dişlerin uyumu ve gülme hattı gibi faktörlerin tek tek ve birbirleri ile olan uyumu estetik gülüş analizinin yapılmasında çok büyük önem taşır.

Endodonti Kanal Tedavisi

Diş Kökünün Içerisinde, Halk Arasında ‘Dişin Siniri’ Olarak Bilinen, Dişi Besleyen Bir Damar-Sinir Paketi Bulunmaktadır. Tedavi edilmemiş çürükler nedeniyle bu dokunun hasarlanması ve/veya iltihaplanması durumunda, dokunun uzaklaştırılıp, kök kanalının şekillendirilmesi, temizlenmesi ve ardından kanalın dolgu maddeleriyle doldurulması işlemine kanal tedavisi adı verilmektedir. Bazı durumlarda kanal tedavisinin başarısını arttırmak amacıyla lazer destekli tedaviler yapılabilmektedir.

Protezler

Bir Veya Daha Fazla Diş Eksiklikliğinin Tedavisinde Kullanılan, Hastanın Isteği Zaman Rahatlıkla Takıp Çıkarabildiği, Üzerinde Eksik Dişlerin Yer Aldığı Apareylerdir Bir Veya Daha Fazla Diş Eksiklikliğinin Tedavisinde Kullanılan, Hastanın Isteği Zaman Rahatlıkla Takıp Çıkarabildiği, Üzerinde Eksik Dişlerin Yer Aldığı Apareylerdir. Beş tip hareketli protez vardır. Bunlar; Klasik parsiyel protezler: Tutuculuğunu ağızda kalan dişlere tutunan kroşe (çengel) ile sağlayan hasta tarafından rahatlıkla takılıp çıkarılabilen apareylerdir. Halk arasında çengelli protez olarak bilinir. Hassas bağlantılı protezler: Birden fazla diş eksikliğinde kullanılan, tutuculuğunu ağızda kalan doğal dişlere yapılan porselen kuronlardan (kaplamalardan) alan kroşesiz (çengelsiz) hareketli protezlerdir. Tam protezler: Doğal dişlerin tamamının eksik olduğu hastalara uygulanan takıp çıkarılabilen apereylerdir. Halk arasında takma diş olarak bilinir. İmmediat protezler: İmplant tedavisi uygulanacak olan veya tüm dişleri çekilmesi gereken hastalara cerrahi işlem sonrası hemen uygulanan geçici hareketli protezlerdir. Diş üstü protezler: Ağızda var olan, bir süre sonra çekimi düşünülen diş veya kök üzerine uygulanan tutuculuğunu protezin içinde kalan dişlere yapılan başlıklardan alan hareketli protezlerdir. Dışarıdan bakıldığında tam protezlerle aynı görünümdedir.

Hamilelikte Diş Sağlığı

Hormon Seviyelerindeki Ani Artış Dişeti Iltihaplarına Eğilimi Artırır. Eğer Dişler Ve Dişetleri Üzerinde Biriken Plak Yeterince Temizlenemezse Kolaylıkla Dişeti Iltihabı (Dişetlerinde Şişlik, Kanama, Kızarıklık), Dişetinde Hamilelik Tümörü Gelişebilir. Gebelik öncesi tedavi edilmemiş ciddi dişeti rahatsızlıkları olan hamile kadınlarda ise erken doğum ya da düşük doğum ağırlıklı bebek sahibi olma riski vardır. Bu nedenle gebelik öncesi iyi bir ağız hijyeni rutininin kazanılmış olması ve dişeti tedavilerinin yapılmış olması önemlidir. Gebeliğin özellikle ilk dönemlerinde görülen kusma ağız içinde asidik bir ortam oluşturarak dişlerde aşınmalara, hassasiyetlere ve çürüklere sebep olabilir. Özellikle kusmayı takiben hemen dişleri fırçalamak diş yüzeyindeki aşınmaları artırabilir. Bu nedenle kusma sonrası ağız bol su ile çalkalanmalı ve dişler yarım saat sonra fırçalanmalıdır.

Pedodonti Çocuk Diş Hekimliği

Çocuk Diş Hekimliği Olarak Da Bilinen Pedodonti, Doğumdan Itibaren Daimi Dişlenme Tamamlanana Kadar Geçen Süreçte Bebek, Çocuk Ve Genç Erişkinlerin Ağız Ve Diş Sağlığı Ile Ilgilenen Diş Hekimliğinin Bir Uzmanlık Dalıdır. Çocuk diş hekimliği olarak da bilinen pedodonti, doğumdan itibaren daimi dişlenme tamamlanana kadar geçen süreçte bebek, çocuk ve genç erişkinlerin ağız ve diş sağlığı ile ilgilenen diş hekimliğinin bir uzmanlık dalıdır. Pedodonti’nin birinci amacı ortaya çıkmış problemleri tedavi etmekle birlikte, bu sorunların kaynağını bularak oluşmasını engelleyecek önlemleri almaktır. Bu amaçla uygulanan prosedürlere Koruyucu Diş Hekimliği denir. Koruyucu diş hekimliği beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, yanlış beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi, ağız ve diş temizliği konusunda eğitimlerin verilmesi, yerel flor ve fissür örtücü gibi dişlere uygulanabilen işlemler ve düzenli kontrolleri içerir.

Diş Ağrısı

Diş Çürüğünün Ilerlediği Durumlarda Dişin Içerisindeki Sinir-Damar Paketi Etkilenebilir Ve Zamanla Ağrı Oluşabilir.  Bazı durumlarda ise dişeti hastalıkları nedeniyle ya da travma nedeniyle dişler canlılıklarını kaybedebilir. Böyle durumlarda dişlerin enfeksiyon odağı olmadan ağız içerisinde kullanılabilmeleri için kanal tedavisi yapılması gerekebilir. Diş ağrısı neden oluşur? Dişte hissedilen ağrılar diş, dişeti ya da kemik kaynaklıdır. Öncelikle ağrının sebebi saptanmalıdır. Ağrı, çürük, iki diş arasına sıkışan gıdanın yapmış olduğu basınç, dişeti hastalıkları, dişte oluşmuş çatlaklar, dişeti çekilmesiyle açığa çıkan kök yüzeyi, minede meydana gelen aşınmalar ve hatta sinüzit gibi pek çok sebepten kaynaklanabilir. Ancak, diş ağrısının en sık karşılaşılan nedeni yetersiz ağız hijyeni varlığında gelişen derin diş çürükleridir. Apikal Rezeksiyon Kök Ucunun Ve Etrafındaki Enfekte Dokunun Çıkartılmasıdır. Kanal Tedavisi Sonrası Dişin Sorunlu Kısmının Çıkartılması Için Cerrahi Olarak O Bölgeye Ulaşılır. Apikal Rezeksiyon Kök Ucunun Ve Etrafındaki Enfekte Dokunun Çıkartılmasıdır. Kanal tedavisi sonrası dişin sorunlu kısmının çıkartılması için cerrahi olarak o bölgeye ulaşılır. İşlem sonunda kök ucu özel bir dolgu materyali ile kapatılır. İşlemin başarısını ve işlem sonrası konforu artırmak için operasyon sırasında lazer kullanılabilir. Operasyondan sonraki ilk 24-48 saat içerisinde şişlik, hafif derecede kanama ve rahatsızlık hissi olabilir. Şişliğin az olması için yüzünüze buz uygulayabilirsiniz. Dikişler 7-10 gün içerisinde alınır ve yara bölgesinin iyileşme durumu diş hekiminiz tarafından kontrol edilir. Yara bölgesi tam olarak iyileştiğinde dişin restorasyonu (dolgu ya da kuron) tamamlanır. Eskiden kök rezeksiyonu işlemleri daha sık uygulanan işlemlerdi. Ama günümüzde dişin çekilip yerine implant uygulanması daha çok tercih edilmektedir. Doğal dişin bırakılması daha çok tercih edilse de bazı durumlarda implant uygulaması daha iyi bir seçenek olmaktadır.

Estetik ve Protetik Diş Hekimliği

Diş hekimliğinin ilk zamanlarından beri uygulanan bu tedavi yöntemi gelişen teknolojinin kullanılan materyaller üzerindeki etkisiyle uzun süreli ve estetik beklentilerin karşılandığı tedavi seçeneğini hastalara sunmaktadır.

Ortodontik Tedavi (Diş Teli)

Ortodonti Diş Hekimliğinin Özel Bir Dalı Olup, Dişlerde Ve Yüzde Bulunan Düzensizliklerin Teşhisi, Korunması Ve Tedavisi Ile Ilgilenen Dalıdır. Maloklüzyon Adı Verilen Düzensiz Ya Da “Kötü” Kapanış Ortodontik Tedavi Ile Düzeltilebilir. Ortodontik Tedavi – Diş Teli Ortodonti diş hekimliğinin özel bir dalı olup, dişlerde ve yüzde bulunan düzensizliklerin teşhisi, korunması ve tedavisi ile ilgilenen dalıdır. Maloklüzyon adı verilen düzensiz ya da “kötü” kapanış ortodontik tedavi ile düzeltilebilir. Dişler Neden Çapraşık Olur Ve Nasıl Tedavi Edilir? Ortodontik Tedavi | Diş büyüklükleri, çene büyüklüğü ile uyumlu olmadığı zaman dişler çeneye yerleşmek için çapraşık ya da aralıklı dizilir. Bu gibi dişsel ve iskeletsel bozukluklarda dişleri tekrar olmaları gereken dizime getirmek için ortodontik tedavi uygulanır. Ortodontik tedavinin yaşı var mıdır? Sadece dişlerde görülen çapraşıklıkların tedavisinin yaşı yoktur. Her yaşta tedavi edilir. Ancak çenelerin önde ya da geride olması dediğimiz iskeletsel bozuklukların tedavisi 12 yaş öncesi yapılmalıdır. İleri yaşlarda bu tedavi çok daha zor olmaktadır. Yine de hastalarımıza 7 yaşından önce bir ortodontik muayene olmasını öneriyoruz Yirmi Yaş Dişleri Genellikle Çene Kemiği Içerişindeki Konumu , Üzerinin Dişeti Veya Kemikle Kaplı Olmasından Dolayı Gömük Durumundadırlar Dişin bir bölümü dişeti ile kaplı olduğu durumlarda sıklıkla enfeksiyon ve buna bağlı olarak yüzde şişme ve çene açmada azalma meydana gelir.Tekrarlanan enfeksiyonlar sonucu 20 yaş dişlerin etrafındakı kemik erimeye başlar ve yerine iltihabı doku oluşur. Ayrıca çene kemliğindeki konumundan dolayı bazen önünde bulunana azı dişlerine baskı uygulayabilir bu durumda ağrı ve ön dişlerde çapraşıklık oluşur. 20 yaş dişlerin çekimi genellikle cerrahi olarak yapılır ve çekiminden sonra bu bölgede şişlik ve ağrı görülebilir.Bu durum 20 yaş dişinin etrafında kemik dokusu varlığında oluşur. Diş etrafındakı kemiği uzaklaştırmak için geleneksel yöntemler yerine sert doku lazeri (ER-YAG) kullanıldığında şişklik ve ağrı yüzde 80 oranında azalmakta ve doku iyileşmesi hızlanmaktadır. Ayrıca çekimden sonra düşük seviyeli lazer uygulaması ( LLLT) ile 20 yaş çekiminden sonra iyileşme dönemi ve çekimden sonra oluşan Kas spazmına bağlı çene kilitlenmesi daha kısa olur